
Biyolojik veri merkezi: Melbourne’de 200 bin canlı nöronla kurulan yeni nesil bilgisayar teknolojisi
Teknoloji Haberleri - Avustralya merkezli girişim Cortical Labs, Melbourne’de dünyanın ilk biyolojik veri merkezi prototipini sessiz sedasız faaliyete geçirdi. Yapay zekâ iş yüklerini canlı insan nöronlarıyla işleme fikrine dayanan bu tesis, bilgi işlem dünyasında silikon çiplerin egemenliğine yeni bir rakip yetiştiriyor. CL1 adı verilen hibrit sistem, laboratuvarda büyütülen yaklaşık 200 bin nöronu bir çip üzerinde konumlandırarak çalışıyor. Şirket, Melbourne’deki ilk adımın ardından Singapur’da çok daha büyük ölçekli bir biyolojik veri merkezi kurmaya hazırlanıyor.
Silikon ve Sinir Hücresinin Aynı Kartta Buluşması
Cortical Labs mühendisleri, CL1 sistemini geliştirirken biyolojiyle elektroniği şaşırtıcı bir dengeyle bir araya getirdi. Her bir CL1 ünitesi, donörlerden alınan deri ya da kan hücrelerinden türetilen yaklaşık 200 bin insan nöronu barındırıyor. Nöronlar, mikroelektrot dizisi adı verilen özel bir yüzey üzerinde büyüyerek aralarında elektriksel bağlantılar oluşturuyor. Çip, bu bağlantılara düşük voltajlı sinyaller gönderiyor ve hücrelerin verdiği yanıtları gerçek zamanlı olarak kaydediyor. Zaman içinde bazı bağlantılar güçlenirken bazıları zayıflıyor; biyolojik öğrenmenin temelinde yatan mekanizma tam olarak bu.
Canlı hücrelerin hayatta kalabilmesi için sistemin çevresine karmaşık bir yaşam destek ünitesi yerleştirilmiş. Bu ünite besin akışını, sıcaklığı, pH dengesini ve gaz karışımını sürekli kontrol altında tutuyor. Nöronlar bu koşullarda altı aya kadar işlevsel kalabiliyor. Donanımla yazılım arasındaki iletişimi ise biOS (Biological Intelligence Operating System) adlı bir yazılım katmanı üstleniyor. Araştırmacılar biOS sayesinde Python gibi standart dillerle doğrudan sinir ağına komut gönderebiliyor.
Pong Topunu Kovalamaktan Doom Koridorlarına
CL1’in atası sayılan DishBrain projesi, 2021 yılında bilim dünyasının dikkatini üzerine çekmişti. Cortical Labs o dönemde bir çip üzerine yerleştirdiği 800 bin civarındaki insan ve fare nöronuna, klasik arcade oyunu Pong’u oynamayı öğretti. Nöronlar topun konumunu algılayıp raketi hareket ettirmeyi, hem de birçok yapay sinir ağından daha kısa sürede kavradı. Bu başarı, canlı sinir ağlarının bir geri bildirim döngüsü içinde hedef odaklı davranış sergileyebildiğini gözler önüne serdi.
Geçtiğimiz aylarda ekip bir adım daha ileri giderek nöron tabanlı çipleri efsanevi FPS oyunu Doom ile buluşturdu. Performans elbette bir insan oyuncunun yanına yaklaşamadı; sinir ağı karakteri koridorlarda acemice gezdirip sık sık öldü. Ancak yaklaşık bir haftalık eğitimin sonunda sistem, oyunun temel mekaniğini kendi kendine çözmeyi başardı. Bu tür oyun deneyleri aslında birer gösteriden ibaret değil. Karmaşık görsel-motor görevlerin biyolojik ağlar tarafından ne kadar hızlı öğrenildiğini ölçmek, robot kontrolü ve otonom sistemler gibi alanlara giden yolu döşüyor.
30 Watt ile Yapay Zekâ Hesaplaması
Günümüzün büyük dil modellerini çalıştıran veri merkezleri megavatlar seviyesinde elektrik tüketiyor ve soğutma için tonlarca su harcıyor. Buna karşılık insan beyni benzer bilişsel iş yüklerini yaklaşık 20 watt ile yerine getiriyor. Cortical Labs, CL1 ile işte bu verimliliği veri merkezi ölçeğine taşımayı hedefliyor. Tek bir CL1 ünitesi yalnızca 30 watt civarında güç harcıyor. Otuz ünitenin bir araya geldiği bir raf ise toplamda 850 ila 1.000 watt arasında bir tüketimle çalışıyor. Üstelik biyolojik sistemler neredeyse hiç ısınmadığı için devasa soğutma altyapılarına da gerek kalmıyor. Teknoloji Haberleri - Teknoloji Medya
