
Yeşil Göz Renginin Ardındaki Optik İllüzyon ve Genetik Şifreler Çözüldü
Bilim Haberleri - Yeşil göz rengi, bugün dünya nüfusunun yalnızca yüzde 2’sinde görülen son derece nadir bir genetik özellik olarak karşımıza çıkıyor. Amerikan Oftalmoloji Akademisi ve farklı araştırma merkezlerinden gelen son veriler, bu rengin sanıldığından çok daha karmaşık bir oluşum sürecine sahip olduğunu gösteriyor.
Yaklaşık 10 bin yıl öncesine kadar yeryüzündeki her insan kahverengi gözlere sahipti. Sonra gen haritasında meydana gelen ufak bir sapma, iris içindeki melanin üretimini kökünden değiştirdi. Bu değişimle birlikte insanlık mavi, yeşil ve ela tonlarıyla tanıştı.
Ancak yeşil gözlerin hikayesi burada bitmiyor. Asıl şaşırtıcı detay, bu rengin aslında hiç var olmaması.
İriste Yeşil Pigment Yok: Tamamen Bir Işık Oyunu
Yeşil gözlü bir insanın gözüne ne kadar yakından bakarsanız bakın, orada yeşil renkli tek bir pigment bulamazsınız. İnsan vücudu yeşil pigment üretmez. Gördüğünüz o büyüleyici ton, ışığın iris üzerinde yaptığı karmaşık bir dansın sonucu.
İrisin ön katmanında az miktarda kahverengi melanin ve lipokrom adı verilen sarımsı bir yağ pigmenti bulunur. Işık bu katmana çarpıp dağıldığında, mavi dalga boyları geri yansır ve bu mavi ışık sarı lipokromla birleşir. Beynimiz bu karışımı yeşil olarak yorumlar. Yani yeşil göz rengi dediğimiz şey, aslında gökyüzünün mavi görünmesini sağlayan Rayleigh saçılımıyla aynı fizik prensibine dayanan saf bir optik illüzyondan ibaret.
Bu durum mavi gözler için de geçerli. Mavi gözlerde hiç mavi pigment bulunmaz; düşük melanin seviyesi nedeniyle ışık doğrudan mavi dalga boyunda geri döner. Yeşil gözlerde ise işin içine lipokrom girdiği için ortaya bu eşsiz ton çıkar. Bilim Haberleri - Teknoloji Medya
