
Bilim Haberleri - 500 Yıllık İnka Patatesleri, Peru’nun güney kıyısındaki antik bir İnka yerleşiminde yapılan arkeolojik kazılar sırasında bulunan iki küçük patates örneğiyle yeniden bilim dünyasının gündemine taşındı. Yaklaşık beş asır boyunca bozulmadan kalmayı başaran bu örnekler, yalnızca olağanüstü bir arkeolojik keşif olmanın ötesinde, İnka İmparatorluğu’nun gıda güvenliği, lojistik planlaması ve tarımsal mühendisliği konusunda ulaştığı seviyeyi de gözler önüne seriyor. Journal of Field Archaeology dergisinde yayımlanan çalışma, bugüne kadar yalnızca birkaç kez belgelenebilen bu özel gıda türünün, imparatorluğun kıyı bölgelerine kadar uzanan tedarik sistemini doğrudan kanıtlayan en önemli fiziksel bulgulardan biri olduğunu ortaya koyuyor.
Arkeologların ulaştığı bulgular, İnka toplumunun yalnızca büyük taş yapılar inşa eden bir medeniyet olmadığını, aynı zamanda binlerce kilometreye yayılan coğrafyada milyonlarca insanın beslenmesini planlayabilecek düzeyde gelişmiş bir organizasyona sahip olduğunu gösteriyor. Günümüzde bile birçok ülkenin mücadele ettiği uzun süreli gıda depolama ve dağıtım sorunları düşünüldüğünde, yaklaşık 500 yıl önce geliştirilen bu sistemin ne kadar ileri görüşlü olduğu daha net anlaşılıyor.
İki Küçük Patates, Dev Bir Tarihi Hikâye Anlatıyor
Keşif, Peru’nun Acarí Vadisi’nde bulunan ve İnka döneminde önemli bir idari ve lojistik merkez olarak kullanılan Tambo Viejo yerleşiminde gerçekleştirilen kazılar sırasında yapıldı. Araştırma ekibi, küçük bir depo odasının zeminine gömülü kırık bir seramik kabı incelerken taban kısmında iki adet büzüşmüş patates yumrusuyla karşılaştı.
İlk bakışta sıradan görünen bu kalıntılar, yapılan incelemeler sonucunda İnka dönemine ait dondurularak kurutulmuş patatesler, yani “chuño” olarak tanımlandı. Arkeologlar için asıl dikkat çekici nokta ise bu ürünlerin günümüze kadar fiziksel bütünlüklerini büyük ölçüde koruyarak ulaşabilmiş olmasıydı. Normal şartlarda organik gıdalar birkaç yıl içinde tamamen yok olurken, bu örneklerin yaklaşık beş yüzyıl boyunca bozulmadan kalabilmesi bölgenin son derece kurak iklimi ve uygulanan saklama yönteminin başarısıyla ilişkilendiriliyor.
Araştırmayı yürüten ekip, bulunan örneklerin yalnızca ikinci arkeolojik chuño keşfi olduğunu belirtiyor. Bu durum keşfi daha da önemli hale getiriyor. Çünkü İnka kayıtlarında ve İspanyol kroniklerinde chuño sıkça anılsa da, fiziksel örneklerine ulaşmak oldukça nadir rastlanan bir durum olarak kabul ediliyor. Bilim Haberleri - Teknoloji Medya
